Her hakkı saklıdır. Site içinde yer alan bilgi ve görseller izinsiz kullanılamaz.

Kişisel verileriniz KYD harici kişi ve kurumlarla paylaşılmaz.

Köpekle Yaşam Derneği 2016 | info@kopekleyasam.org

Please reload

Son Paylaşımlar

Anket sonuçları çalışmalarımıza ışık tutuyor

27 Jan 2019

Türkiye’de köpek-insan iletişimini daha iyi anlayabilmek ve çözüm sunabilmek için yaptığımız anket araştırmasının sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

 

Anketlerimizde sektör profesyoneli ya da köpeklerle tecrübeli olmayan kişilerin yanısıra hayvan hakları aktivistlerinin, veteriner hekimlerin ve köpekle yaşayan kişilerin görüşlerini aldık.

 

Köpeklerin dilinden anlıyor muyuz?

 Köpeklerin mizaç ve karakterleri pek çok etkene göre değişiklik gösterebiliyor ancak davranış uzmanları ve yapılan araştırmalar sonucunda büyük oranda bir genelleme yapılabiliyor. 

 

Ankette yer alan soruları genelgeçer kurallar göz önüne alınarak hazırlamıştık.

 

Köpeklerin beden diline yönelik ankete katılan 18.171 kişiden alınan bilgilere dayanarak, onlarla ilgili bazı önemli sinyallerin yanlış bilindiği ortaya çıktı. 

 

Kuyruk sallayan her köpeğe dokunmak güvenli mi? 

 Köpeklerin kuyruk sallaması mutlu ve arkadaş canlısı olduğu anlamına gelebildiği gibi korku ve aşırı uyarılma gibi negatif nedenlerden de görülebiliyor. 

 

Yapılan ankete katılanların %67,7’si kuyruk sallayan bir köpeğe yaklaşabileceğini/dokunabileceğini ifade etmektedir.  

 

Halbuki bir köpeği yalnızca kuyruk sallamasına göre değerlendirmemek gerekiyor. 

 

Yani eğer söz konusu köpeği tanımıyorsanız ve diğer beden dili sinyallerini okuyamıyorsanız, onu zorlamak her zaman doğru bir karar olmayabilir. 

 

Ankette ortaya çıkan yanılgılardan biri de korkmuş bir köpeğin zarar vermeyeceği yönünde.

 

Halbuki köpekler korktuklarında kendilerini savunmak ve kendilerine alan yaratmak yani “uzak dur” demek için hırlayabilir, havlayabilir ya da ısırabilirler.

 

Korkmuş bir köpek gördüğünüzde onu köşeye sıkıştırmamak, üzerine gitmemek ve sakince uzaklaşmak yapabileceğiniz en doğru hareket olacaktır. 

 

Köpekler sarılmak ve öpülmek ister mi? 

 İnsan iletişiminde olumlu anlamlar taşıyan sarılma ve öpme eylemleri pek çok köpek için stres yaratıcı olabiliyor. 

 

Köpeklerin oldukça azının bu hareketlerimizi olumlu algılamayı zamanla öğrenme ihtimali olsa da, özellikle iyi tanınmayan köpeklere sarılmamak gerekiyor. 

 

Anketimize katılanların %68,6’sı köpeklerin bu davranışları “sevdiğini” düşünüyor. Yani yalnızca %31,4’lük bir oran her köpeğe sarılmamak gerektiğini biliyor. 

 

Pek çok köpeğin ilk tanışmada doğrudan başının üstünden sevilmemesi gerektiği de ankette sıkça yanlış bilinenlerden biri. 

 

Katılımcıların %71,2’si bir köpeğe dokunmak için en güvenli yer olarak başının üstü seçeneğini işaretlemiş, ancak pek çok köpek, özellikle size tanımıyorsa, üzerlerine doğru uzanıp başının okşanmasından hoşlanmayacaktır. 

 

Doğru bildiklerimizi uyguluyor muyuz? 

 Anket katılımcılarının çoğunluğu ise önünde yemek olan, bir yerde bağlı ya da arabanın/bahçenin içinde duran köpeklere yaklaşmamak/dokunmamak ve bir köpeğe yaklaşırken doğrudan göz teması kurmamak gerektiği bilgisine sahip. 

 

Katılımcılar sokakta yaşayan köpeklerin haricinde, sahipli bir köpeğe dokunmadan önce ise kişiden izin istenmesi gerektiği konusunda hemfikir, bu oran %94,5

 

Bir köpekten korkarsanız çığlık atmayın, koşmayın

 Tanımadığı bir köpek kendisine doğru koşarsa, koşarak kaçarım diyen kişi oranı %20,2 iken, sakin olması gerektiğini bilen kişi oranı ise %79,8

 

Her zaman söylediğimiz gibi, eğer bir köpekten korkarsanız ya da bir köpek size doğru koşarsa, sessizlik ve sakinliğin korunması gerekiyor:

 

“Ağaç ol”

Yani bir ağaç gibi sessiz ve sakin durun ve doğrudan göz teması kurmayın. 

 

Veteriner hekimlerimiz ne düşünüyor? 

 Derneğimizin veteriner hekimlerin görüşlerini almak için hazırladığı ayrı bir ankete göre, köpek sahiplerinin çoğunluğu sorumluluklarından yeteri kadar haberdar değil. 

 

Köpeklere mâl edilen olumsuz olayların çoğunluğunda ise köpek sahiplerinin ihmâli var. 

 

Köpeklerde davranış ve sağlık sorunlarının önlenebilmesi için köpeğin egzersiz, ilgi ve sosyalleşme gibi eğitim ihtiyaçlarının iyi bilinmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. 

 

Özellikle köpek sahibi olmadan önce köpeklerin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını öğrenerek, emek verilmesi gereken bir yaşam biçimi olduğunun bilinmesini istiyorlar. 

 

Hayvan hakları aktivistlerinden çözüm önerileri

 Hayvanların korunması, yuvalandırılması ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi için var güçleriyle çalışan 101 gönüllü ile yapılan ankette ise özellikle kimsesiz kedi ve köpeklerin durumu ve kontrolsüz şekilde artan nüfuslarının nedenleri araştırıldı ve çözüm önerileri soruldu. 

 

Anket sonuçlarına göre, hayvanların terkedilme sebeplerinin başında tuvalet eğitimi verilememesi, tüy dökmesi, taşınma, gürültü ve hayvana ayıracak zamanlarının olmayışı geliyor.  

 

Toplumun hayvanların ihtiyaçları ve bakımları konusunda bilgilendirilmesi gerektiği burada da vurgulanıyor. 

 

Bu sayılan sebepler aslında bir hayvanla beraber yaşamaya karar verilirken titizlikle değerlendirilmesi gereken konular ve kişilerin bu konularda bilinçlenmesi gerekiyor. 

 

Hayvan hakkı savunucularının sıklıkla yanlış olduğunu dile getirmesine rağmen, kedi ve köpekler halen petshop ve merdiven altı tabir edilen, kötü şartlarda “hayvan üreten” yerlerden satın alınıyor ve bu tip işletmelerin çoğunluğu ise kaçak. 

 

Kimsesiz köpek nüfusunu kontrol altına almak ve hak ihlâllerini sonlandırmak adına atılması gereken adımlar neler?

 Anketimize  katılan hayvan koruma gönüllülerinin talepleri ise şöyle: 

  • Belediyelerin etkin bir şekilde kısırlaştırma yaparak kimsesiz hayvan nüfusunun kontrol altına alınması 

  • Kontrolsüz köpek üretimi ve ticaretinin engellenmesi ve bunun yalnızca izinli ve belgeli kuruluşlarca kontrollü olarak yapılması

  • Televizyonda kamu spotları ve sosyal medya kampanyaları ile toplumun bilinçlendirilmesi 

  • Hayvanlar ve hayvan haklarıyla ilgili gerekli bilgilerin örgün öğretim kurumlarında ders olarak verilmesi

Tüm veriler göz önüne alındığında kamu kuruluşlarına büyük görev düştüğü anlaşılıyor. 

 

Gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması ve topluma yönelik bilinçlendirme çalışmaları düzenlenmesi hem insanların hem de hayvanların yaşam refahının sağlanması açısından aciliyetini ve önemini koruyor.

 

Anketlere ulaşmak için buraya tıklayınız. 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin

Please reload

Etiketlere Göre Ara

Please reload

Arşiv

  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • LinkedIn
  • Instagram